Yeni H-1B Kararnamesi: İşten Çıkarma Yapan Şirketlerin Dosyaları Nasıl İncelenecek?

Yeni H-1B kararnamesi ve işten çıkarmaların LCA, dilekçe ve vize incelemesine etkisi

Kısa cevap: 18 Eylül 2026’da imzalanan H-1B kararnamesi, Dışişleri, Çalışma ve İç Güvenlik bakanlıklarından her aşamada yeni bir soruya bakmalarını istiyor. İşveren son bir yılda benzer konumdaki ABD’li çalışanları doğrudan ya da dolaylı olarak işten çıkardı mı, ya da çıkarmayı planlıyor mu?

Bu inceleme LCA (çalışma koşulları başvurusu), dilekçe, vize ve sınırda giriş aşamalarının hepsini kapsıyor. Çalışma Bakanlığı ayrıca 30 gün içinde, yani 18 Ekim 2026 civarında, daha önce sunulmuş LCA’ları incelemeye başlayacak. Ancak kurumların hiçbiri henüz uygulama rehberi yayımlamadı. Bu nedenle kuralın pratikte nasıl işleyeceği netleşmedi.

Bu yazıda neler bulacaksınız?

  • Kararnamenin ne dediğini ve neyi söylemediğini
  • INA 212(n)’deki mevcut işten çıkarma kurallarından farkını
  • En çok etkilenecek işverenleri ve çalışanları
  • 18 Ekim LCA incelemesi dahil zaman çizelgesini
  • Mevcut H-1B çalışanlarının uzatma, işveren değişikliği ve vize damgasında karşılaşabileceklerini
  • İşverenin şimdiden toplaması gereken belgeleri ve H-1B’ye alternatifleri

Hızlı bakış

SoruKısa yanıt
Ne zaman imzalandı?18 Eylül 2026.
Kim uygulayacak?Dışişleri, Çalışma ve İç Güvenlik bakanlıkları. Veriyi Ticaret, Eğitim ve SBA sağlayacak.
Neye bakılacak?Son bir yıldaki doğrudan ya da dolaylı işten çıkarmalar ve planlanan çıkarmalar.
Hangi aşamalar?LCA, H-1B dilekçesi, vize ve giriş.
18 Ekim’de ne var?Çalışma Bakanlığı geçmiş LCA verilerini incelemeye başlıyor.
Otomatik ret var mı?Hayır. Kararname böyle bir kural koymuyor.

H-1B kararnamesi tam olarak ne diyor?

Asıl hüküm kısa. Kararnamenin 3(a) bölümü, üç bakanlığın her H-1B LCA’sında, dilekçesinde, vizesinde ve girişinde işten çıkarmaları “dikkate almasını” istiyor. Burada söz konusu olan, benzer konumdaki ABD’li çalışanların istihdamını olumsuz etkileyen çıkarmalar. Son bir yılda yapılanlar da, ileride planlananlar da kapsamda.

  1. bölüm kurumlar arası koordinasyonu düzenliyor. Ticaret ve Eğitim bakanlıkları ile Küçük İşletmeler İdaresi (SBA) ücret, istihdam, akademik ve sektör verisi sağlayacak. 3(c) bölümü ise Başkan’ın INA 215(a) kapsamındaki giriş yetkisini Dışişleri, Ticaret, Çalışma ve İç Güvenlik bakanlıklarına devrediyor. Böylece bu kurumlar kararnameyi uygulamak için kural, politika ve rehber çıkarabilecek.

Kararnamenin söylemedikleri

Bazı konular metinde yok ve uygulamada belirleyici olacak:

  • “Dolaylı” ve “benzer konumdaki” ifadeleri tanımlanmıyor.
  • İşten çıkarmanın dosyada ne ağırlık taşıyacağı belirtilmiyor, otomatik ret kuralı konmuyor.
  • Küçük işverenler, kotadan muaf kurumlar ya da yüksek maaşlı pozisyonlar için istisna yok.
  • Yeni bir ücret ya da form getirilmiyor.
  • Kurum rehberleri için bir tarih verilmiyor.

Fragomen de kurumların bu hükümleri nasıl uygulayacağının henüz belli olmadığını vurguluyor. Kararname, aynı gün imzalanan ve 100 bin dolar ödemesini 2027’ye uzatan proklamasyondan da ayrı bir belge.

Mevcut işten çıkarma kurallarından farkı ne?

H-1B yasasında işten çıkarmaya dair kurallar zaten var. INA 212(n)(1)(E) uyarınca bazı işverenler, dilekçeden 90 gün önce ve 90 gün sonra ABD’li bir çalışanı yerinden etmediklerini beyan ediyor. 212(n)(1)(F) ise aynı işverenlerden, H-1B çalışanını bir müşteri şirkete yerleştirmeden önce o şirketin işten çıkarmalarını sormasını istiyor.

Bu kurallar yalnızca iki gruba uygulanıyor. Birincisi H-1B’ye bağımlı işverenler. Örneğin 51 ya da daha fazla tam zamanlı çalışanı olan ve bunların en az yüzde 15’i H-1B statüsünde bulunan şirketler bu gruba giriyor. İkincisi, son beş yılda kasıtlı ihlal yaptığı tespit edilen işverenler. Bu işverenlerde bile yıllık en az 60.000 dolar alan ya da işle ilgili yüksek lisansı olan “muaf” H-1B çalışanları kural dışında kalıyor.

Yasa “yerinden etme” kavramını da dar tanımlıyor. Çıkarılan kişinin işi, H-1B pozisyonuyla esasen aynı olmalı. Yani görevler, çalışanın nitelikleri ve çalışma bölgesi büyük ölçüde örtüşmeli. Çalışma Bakanlığı’nın yönetmeliği de bu testi uyguluyor.

Yeni kararname üç noktada daha ileri gidiyor:

KonuBugünkü yasaKararname
Kimler kapsamda?Bağımlı işverenler ve kasıtlı ihlalcilerOgletree’ye göre tüm H-1B işverenleri
Geriye dönük süreDilekçeden 90 gün önce ve sonraSon bir yıl ve planlanan çıkarmalar
Çıkarma türüDoğrudan, bazı müşteri şirket durumlarıDoğrudan ya da dolaylı

Ogletree, kararnamenin tüm H-1B işverenlerine uygulanabileceğini değerlendiriyor. Cyrus Mehta ise düzenlemenin Kongre’nin kurduğu sistemden ayrıldığını savunuyor.

Kimler daha fazla risk altında?

Kararname bir sektör adı vermiyor. Ancak amaç bölümünde özellikle dış kaynak şirketlerini ve üçüncü taraf yerleştirme yapan grupları hedef alıyor. Bu yüzden bazı işverenler öne çıkıyor:

  • BT danışmanlık ve personel şirketleri: Müşteri şirket kendi çalışanını çıkarıp işi tedarikçinin H-1B çalışanlarına verirse, bu durum “dolaylı” çıkarma sayılabilir.
  • Yakın zamanda küçülen şirketler: Geçen bahar yapılan bir küçülme, bu yılki uzatma dosyasında karşınıza çıkabilir.
  • Çıkarma planlayan işverenler: Kararname henüz gerçekleşmemiş, yalnızca planlanan çıkarmaları da kapsıyor.
  • Türk şirketlerinin ABD’deki küçük iştirakleri: Bunların çoğu H-1B’ye bağımlı olmadığı için 90 günlük kural onlara uygulanmıyordu. Yeni kararnameyle işten çıkarma geçmişleri gündeme gelebilir.

Tek başına bir işten çıkarma dosyayı belirlemez. Asıl soru, çıkarmanın H-1B pozisyonuna benzeyen işlerdeki ABD’li çalışanları etkileyip etkilemediği. Depo personelini azaltıp veri mühendisi getiren şirketle, veri mühendislerini çıkaran şirket aynı durumda değil.

H-1B kararnamesi takvimi: ne, ne zaman olacak?

  • 18 Eylül 2026: Kararname ve 100 bin dolar proklamasyonu imzalandı.
  • 18 Ekim 2026 civarı: Ücret ve Saat Bölümü, daha önce sunulmuş LCA’ların verisini incelemeye başlıyor. Amaç, INA 212(n)(2)(G) kapsamında ek işlem gerekip gerekmediğine karar vermek.
  • Tarih belli değil: USCIS, Dışişleri ve Çalışma Bakanlığı rehberleri.

212(n)(2)(G), Çalışma Bakanı’na makul şüphe varsa şikâyet olmadan da soruşturma açma yetkisi veriyor. Bakanlık bu yetkiyi Eylül 2025’te başlattığı Project Firewall girişiminde kullanmaya başladı. İhlal hâlinde geriye dönük ücret, para cezası ve H-1B programından men gündeme gelebiliyor.

22 Eylül itibarıyla kararnameyle ilgili yeni bir Çalışma Bakanlığı, USCIS ya da Dışişleri duyurusu bulamadık. Kararnameye karşı açılmış bir dava da tespit etmedik. Ancak metin yasanın çizdiği sınırın ötesine geçtiği için, kurumlar uygulamaya başladığında dava açılması mümkün.

Mevcut H-1B çalışanlarını neler bekliyor?

Kararname “her” LCA, dilekçe, vize ve girişi kapsıyor. Bu nedenle yalnızca yeni kota dosyalarını değil, şu işlemleri de etkileyebilir:

  • Uzatma ve değişiklik dilekçeleri: Her biri yeni bir LCA ve dilekçe gerektirdiği için yeni bir inceleme noktası.
  • İşveren değişikliği (transfer): Bu durumda yeni işverenin işten çıkarma geçmişine bakılır.
  • Yurt dışında vize damgası: Konsolosluk görevlisi işverenin işten çıkarmalarını sorabilir.
  • Sınırda yeniden giriş: CBP de kapsamda, ancak uygulamanın nasıl olacağı henüz belli değil.

Yurt dışına çıkacak çalışanların yanında güncel bir işveren destek yazısı bulundurması iyi olur. Kendi işvereniniz çıkarma planlıyorsa, 60 günlük grace period hakkının kaldırılması önerisini de takip edin. Bazı uzatmalarda ayrıca 9-11 ücreti ödeniyor.

İşveren hangi belgeleri hazırlamalı?

Hiçbir kurum hangi belgeleri isteyeceğini henüz açıklamadı. Yine de kararnamenin dili, hazırlanması gereken kayıtları büyük ölçüde gösteriyor:

  1. Son 12 aydaki işten çıkarmaların listesi: pozisyon, görev, lokasyon ve tarih.
  2. Çıkarılan her pozisyonun H-1B pozisyonuyla görev, nitelik ve iş yeri açısından karşılaştırması.
  3. Planlanan küçülmeler ve bunların iş gerekçeleri.
  4. Pozisyon için ABD’li adayların değerlendirildiğini gösteren işe alım kayıtları.
  5. Müşteri sahasına yerleştirilen çalışanlar için, müşteriye işten çıkarmalarını soran yazılı talep.
  6. Eksiksiz LCA kamuya açık dosyaları (public access file) ile tutarlı ücret, görev ve iş yeri bilgileri.

Wolfsdorf Rosenthal da işverenlere doğru görev tanımları, ücret kayıtları ve yeniden yapılanmayı açıklayan belgeler tutmalarını öneriyor. Bu kayıtlar, soru USCIS’ten, konsolosluktan ya da Çalışma Bakanlığı müfettişinden gelse de işe yarar.

H-1B zorlaştığında alternatifler

H-1B kararnamesi yalnızca H-1B’yi hedefliyor. Çalışanın profiline ve şirketin yapısına göre başka yollar daha uygun olabilir:

Yeni kota dosyalarında ayrıca maaşa göre ağırlıklı kura şansları değiştiriyor.

Sık yapılan hatalar

  • Şirket H-1B’ye bağımlı değil diye kararnamenin uygulanmayacağını düşünmek
  • İlgisiz bir birimdeki çıkarmayı farkı belgelemeden zararsız saymak
  • Yalnızca geçmiş çıkarmaların sayıldığını sanmak, planlananları unutmak
  • Müşteri sahasına çalışan yerleştirirken müşterinin işten çıkarmalarını sormamak
  • Uzatma ya da değişiklik dilekçesini son bir yıldaki kadro değişikliklerine bakmadan vermek
  • Kararnameyi işten çıkarma yapan şirketlere otomatik bir yasak gibi görmek

Kısa kontrol listesi

  1. Son 12 ayda işten çıkarma yaptık mı? Hangi pozisyon ve lokasyonlarda?
  2. Önümüzdeki aylar için planlanan bir küçülme var mı?
  3. Çıkarılan pozisyonlardan biri H-1B pozisyonuna benziyor mu?
  4. H-1B çalışanlarımız müşteri sahasında mı çalışıyor, müşteriye çıkarmalarını sorduk mu?
  5. LCA kamuya açık dosyalarımız eksiksiz mi?
  6. Kilit çalışanlar için O-1, L-1 ya da EB-2 NIW gerçekçi bir seçenek mi?

Sık sorulan sorular

H-1B kararnamesi, işten çıkarma yapan şirketin dilekçesinin reddedileceği anlamına mı geliyor?

Hayır, otomatik bir ret kuralı yok. Kararname kurumlardan işten çıkarmaları dikkate almalarını istiyor. Bunun dosyada ne kadar ağırlık taşıyacağı, henüz yayımlanmamış rehberlere bağlı.

H-1B’ye bağımlı olmayan işverenler de kapsamda mı?

Metin “sponsor işveren” diyor ve bağımlı işverenlerle sınırlamıyor. Ogletree ve Fragomen, kararnamenin tüm H-1B işverenlerine uygulanabileceği görüşünde.

“Dolaylı” işten çıkarma ne demek?

Kararname bunu tanımlamıyor. Bir taşeron ya da müşteri şirket üzerinden yapılan çıkarmaları kapsayabilir. Ancak kurumlar bunu henüz teyit etmedi.

18 Ekim civarında ne olacak?

Çalışma Bakanlığı daha önce sunulmuş LCA’ların verisini incelemeye başlayacak. Bu inceleme INA 212(n)(2)(G) kapsamında soruşturmalara yol açabilir.

Bu kararname H-1B uzatmamı ya da transferimi etkiler mi?

Etkileyebilir, çünkü her yeni LCA ve dilekçe kapsamda. Belirleyici olan, dilekçeyi veren işverenin işten çıkarma geçmişi.

H-1B kararnamesi mahkemeye taşındı mı?

Henüz taşınmadı. 22 Eylül 2026 itibarıyla açılmış bir dava tespit etmedik. Durum değişirse bu yazıyı güncelleyeceğiz.

Sonuç: H-1B incelemesi artık işten çıkarma geçmişinizle başlıyor

H-1B kararnamesi yasayı değiştirmiyor, ancak kurumların sorduğu soruları değiştiriyor. Son bir yıldaki ve planlanan işten çıkarmalar artık LCA’da, dilekçede, konsoloslukta ve sınırda gündeme gelebilir. İlk somut tarih, Çalışma Bakanlığı’nın geçmiş LCA’lara bakmaya başlayacağı 18 Ekim civarı. Kadro kayıtlarını şimdiden toparlayan işverenler, rehberler yayımlandığında daha hazırlıklı olacak.

H-1B dosyalarınızı, kadro değişikliklerinizi ya da alternatif statüleri birlikte değerlendirmek için Clinch Law ile iletişime geçin.

Hukuki bilgilendirme notu

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişiye özel hukuki görüş, avukat-müvekkil ilişkisi veya sonuç garantisi oluşturmaz. Kurumlar kararnameye ilişkin rehberlerini henüz yayımlamadı ve uygulama kısa sürede değişebilir. Her dosya kendi koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir. Hukuki bilgi kontrol tarihi: 22 Eylül 2026.

Asim Clinch, Esq.
Asim Clinch, Esq.

Clinch Law Firm’in kurucusu Avukat Asım Clinch (Asım Kılınç), Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra yüksek lisansını Southern Methodist University Dedman School of Law’da tamamlamıştır. Missouri Barosu’na kayıtlı bir göçmenlik avukatı olan Kılınç, kariyerini tamamen ABD göçmenlik hukukuna odaklamış ve 1.000’den fazla göçmenlik dosyasında aktif rol alarak kapsamlı bir deneyim edinmiştir.​

Özellikle E2 yatırımcı vizeleri, EB2 NIW (Ulusal Çıkar Muafiyeti), EB1A olağanüstü yetenek vizeleri, L1A şirketler arası transfer vizeleri ve evlilik üzerinden Green Card başvuruları konusunda geniş bir deneyime sahiptir. Avukat Kılınç, bu karmaşık süreçlerde müvekkillerine stratejik ve kişiye özel rehberlik sunarak, başvurunun ilk adımından ABD’de daimi ikamet izninin elde edilmesine kadar güvenilir, etkili ve sonuç odaklı bir hukuki temsil sağlamaktadır.