TR
ENG
İletişime Geç

ABD İçinden Green Card Başvurusu: USCIS’in Yeni Takdir Politikası ve Açılan Dava

ABD içinden green card başvurusu ve USCIS takdir politikası

Kısa cevap: ABD içinden green card başvurusunda yasal uygunluk, I-485’in otomatik onaylanacağı anlamına gelmez. USCIS’in 21 Mayıs 2026 tarihli PM-602-0199 belgesi, Amerikan Göçmenlik Avukatları Birliği’nin aktardığına göre, statü değişikliğini bir hak değil idari bir lütuf olarak ele alıyor ve memurun takdir değerlendirmesini öne çıkarıyor.

Politikaya karşı Ekim 2026’da Massachusetts Federal Bölge Mahkemesinde AAUP v. Mullin adıyla dava açıldı. Bu yazı, resmî ve doğrulanabilir kaynaklardan teyit edilen çerçeveyle sınırlıdır. Davanın sonucu, talepleri veya olası takvimi hakkında tahmin yürütmez.

Bu yazıda neler bulacaksınız?

  • ABD içinden başvuru ile konsolosluk işlemi arasındaki temel ayrım
  • 21 Mayıs 2026 politikasının AILA tarafından aktarılan çerçevesi
  • Yasal uygunluk ile olumlu takdir arasındaki fark
  • Evlilik ve iş temelli I-485 dosyaları için ölçülü hazırlık noktaları
  • AAUP v. Mullin davası hakkında bugün doğrulanabilen bilgiler

ABD içinden green card için hızlı bakış

SoruKısa yanıt
Politika ne zaman yayımlandı?PM-602-0199, 21 Mayıs 2026 tarihini taşıyor.
Uygunluk onay demek mi?Hayır. AILA’nın aktarımına göre takdir değerlendirmesi ayrıca yapılıyor.
Konsolosluk işlemi gündeme gelebilir mi?AILA, bazı kişilerin yurt dışındaki işleme yönlendirilebileceğini belirtiyor.
Politika iptal edildi mi?Doğrulanabilen bilgi yalnız Ekim 2026’da dava açıldığıdır.
Başvuru kapandı mı?Hayır. Politika, kanunu değiştiren bir kapanış olarak sunulmamalıdır.

ABD içinden green card başvurusu ile konsolosluk işlemi nasıl ayrılır?

Statü değişikliği, uygun kişinin ABD’deyken I-485 üzerinden daimi ikamet talep ettiği süreçtir ve dayanağı Göçmenlik ve Vatandaşlık Kanunu’nun 245. maddesidir. Konsolosluk işlemi ise göçmen vizesi aşamasının yurt dışındaki konsolosluk kanalıyla yürütülmesidir. İki yolun bütün usul kurallarını burada ele almıyoruz; ayrımı başvurunun nerede sonuçlandırıldığı düzeyinde tutuyoruz.

Evlilik temelli dosyada sürecin bütününü değerlendirmek isteyenler evlilik yoluyla green card hizmeti kapsamında başvuru yolu ile kişisel olguların birlikte ele alınabileceğini görebilir. Ayrıca 2026 evlilik green card mülakatı yazısı, mülakat aşamasına ilişkin ayrı konuyu ele alır.

ABD içinden green card politikasında Mayıs 2026 neyi değiştirdi?

AILA’nın resmî değerlendirmesine göre PM-602-0199, adjustment of status sürecini “administrative grace” yaklaşımıyla tanımlıyor. AILA ayrıca memurlardan tüm faktörleri tartmalarının ve başvurucudan olumsuz faktörleri aşacak “outstanding equities” göstermesinin beklendiğini aktarıyor.

Bu anlatım politika belgesinden doğrudan alıntı değil, AILA’nın özetidir. Belgenin kendi metni kamuya açık biçimde doğrulanmadığı sürece hangi faktörlerin olumsuz sayıldığına ilişkin liste vermek doğru olmaz. Politikanın geçmişe etkisi, istisnaların tam kapsamı veya belirli bir dosyada nasıl sonuç doğuracağı konusunda kesin ifade kullanmak da güvenilir olmaz.

AILA, uzun süredir ABD içinden başvurmaya uygun olan birçok kişinin bunun yerine yurt dışındaki konsolosluk işlemine yönlendirilebileceğini söylüyor. Aynı değerlendirme, istisnaların sınırlı ve belirsiz olduğunu belirtiyor. Bu, her başvurucunun konsolosluğa gönderileceği anlamına gelmez.

Uygun olmak ile onay almak arasındaki fark neden büyüdü?

Uygunluk, başvurunun yasal eşikleri karşılayıp karşılamadığı sorusudur. Takdir ise uygun bir başvurunun bütün koşullar içinde olumlu değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine yönelir. AILA’nın politika özeti, bu ikinci aşamaya daha görünür bir ağırlık verildiğini anlatıyor.

Bu nedenle bir dosya yalnız formun doldurulmasından ibaret görülmemelidir. Sunulan bilgi ve belgeler kendi içinde tutarlı olmalıdır. Ancak tam politika metni olmadan “şu belge her dosyada gerekir” veya “şu olgu ret getirir” demek doğru değildir. Public charge davasının takvimi de farklı bir hukuki tartışmadır ve bu takdir politikasının doğrulanmamış faktörleri gibi sunulmamalıdır.

ABD içinden green card değişikliğinden kimler etkilenebilir?

Politika adjustment of status değerlendirmesini konu aldığı için evlilik temelli ve iş temelli I-485 başvurucuları açısından dikkat gerektirir. Doğrulanmış kaynaklar etkilenecek kişileri ayrıntılı sınıflara ayırmıyor; bu nedenle belirli bir statünün, seyahat geçmişinin veya aile durumunun sonucunu tahmin etmiyoruz.

Bekleyen bir I-485 dosyasının uzun sürmesi de takdir politikasından ayrı bir sorun olabilir. I-485 iki yıldır bekliyorsa mandamus değerlendirmesi gecikme konusunu inceler; o yazı başvurunun esasına ilişkin olumlu karar vaat etmez.

Başvurucu açısından yararlı ayrım şudur: başvurunun hangi hukuki temele dayandığı, dosyada hangi bilgilerin bulunduğu ve bekleme sorunu olup olmadığı farklı sorulardır. Aynı olay birden fazla başlığı etkileyebilir, fakat bunların sonuçları birbirine karıştırılmamalıdır.

ABD içinden green card politikasına karşı açılan dava nerede duruyor?

Doğrulayabildiğimiz bilgi sınırlıdır. AAUP v. Mullin adıyla Massachusetts Federal Bölge Mahkemesinde Ekim 2026’da dava açıldı. Dilekçenin içeriği doğrulanmadığı sürece davacıların hukuki gerekçelerini, taleplerini veya mahkemenin önündeki takvimi aktarmıyoruz.

Bir davanın açılması, politikanın iptal edildiği anlamına gelmez. Aynı şekilde gelecekte nasıl karar verileceğini de göstermez. Mahkeme kararı veya başka doğrulanmış gelişme olmadan, mevcut başvuruların artık farklı sonuçlanacağını söylemek spekülasyon olur.

Dava sonuçlanana kadar dosya nasıl ele alınmalı?

Başvurucu, kendi dosyasındaki formların, beyanların ve destekleyici belgelerin birbiriyle uyumunu gözden geçirebilir. Resmî taleplere ve bildirimlere belirtilen süre içinde cevap verilmesi gerekir. Seyahat veya konsolosluk işlemi gibi dosyanın yönünü değiştirebilecek kararlar ise kişisel olgulara göre değerlendirilmelidir.

Dosya incelemesi, politika belgesinde yer aldığı doğrulanmamış bir kontrol listesi üretmek anlamına gelmez. Daha sınırlı ve güvenilir bir yöntem kullanılabilir: başvurunun dayanağını, USCIS’e daha önce verilen beyanları, sonraki değişiklikleri ve bu değişiklikleri açıklayan belgeleri kronolojik biçimde görmek. Böylece inceleme, varsayılan “olumsuz faktörler” yerine gerçek dosyaya dayanır.

Konsolosluk seçeneği gündeme gelirse yalnız işlem yerinin değişeceği düşünülmemelidir. Karar verilmeden önce mevcut statü, geçmiş başvurular ve seyahat planı birlikte değerlendirilmelidir.

Burada amaç aciliyet yaratmak değildir. Kaynakların izin verdiği ölçüde politika değişikliğini takip etmek ve varsayıma dayalı faktör listeleri kullanmamak daha sağlıklıdır. Başvuru sahibi, kendi statüsü ve dosya geçmişi hakkında nitelikli hukuk uzmanından görüş alabilir.

Yeni gelişmeler nasıl izlenmeli?

Politika hakkında yeni bir belge yayımlanırsa belgenin tarihi, kapsamı ve yürürlük durumu ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Dava bakımından ise yalnız dosyanın açılmış olmasıyla mahkeme emri birbirine karıştırılmamalıdır. Doğrulanmış bir emir bulunmadan “politika durdu” veya “politika kesin devam edecek” denemez.

Haber özeti ile birincil belge arasında fark varsa, belgenin kendisi esas alınmalıdır. Bu yazıda ayrıntılı faktör veya talep listesi kurulmamasının sebebi de budur: politika belgesinin ve dava dilekçesinin metni bağımsız biçimde doğrulanmış değildir.

ABD içinden green card için sık yapılan hatalar

  • Dava açılmasını politikanın iptali gibi sunmak
  • Politika metni görülmeden olumsuz faktör listesi üretmek
  • Yasal uygunluğu otomatik onay sanmak
  • Her başvurucunun konsolosluk işlemine gönderileceğini varsaymak
  • Bekleme süresi ile esasa ilişkin takdir değerlendirmesini karıştırmak

Bu hatalar, politika hakkında kaynağın söylemediği bir kesinlik üretir. Dosya incelemesi doğrulanmış metin ile kişinin gerçek belgelerini ayrı tutmalıdır. Mahkeme gelişmesi olduğunda da açılış kaydı, ara emir ve nihai karar aynı sonuçmuş gibi sunulmamalıdır.

Her yeni açıklama yayın tarihi ve belge türüyle kaydedilirse, eski özetlerin güncel karar sanılması da önlenebilir. Bu kayıt, dosya stratejisinin doğrulanmış gelişmelere dayanmasına yardım eder.

Kısa kontrol listesi

  • Elinizdeki tüm USCIS bildirimlerini tarih sırasına koyun.
  • Formlar ile destekleyici belgelerdeki bilgilerin tutarlılığını kontrol edin.
  • Bir belge talebi varsa kapsamını ve son tarihini ayrı not edin.
  • Seyahat veya süreç değişikliği kararını genel bir blog yazısına dayanarak vermeyin.
  • Yeni dava gelişmelerini resmî veya doğrulanabilir kaynaklardan izleyin.

Sık sorulan sorular

ABD içinden başvuru artık mümkün değil mi?

Hayır. Doğrulanabilen kaynak, statü değişikliği yolunun kapandığını söylemiyor. Tartışma, uygun başvuruların takdir çerçevesinde nasıl değerlendirileceğine ilişkindir.

Evlilik temelli I-485 otomatik onaylanır mı?

Hayır. Yasal uygunluk tek başına otomatik onay anlamına gelmez. Her dosya kendi olguları ve sunulan belgelerle değerlendirilir.

Politika geçmiş başvurulara uygulanıyor mu?

Doğrulanmış kaynaklar bu soruya net yanıt vermiyor. Bu nedenle politikanın geçmişe yürüdüğü yönünde bir iddiada bulunmuyoruz.

Dava politikayı durdurdu mu?

Doğrulanabilen bilgi yalnız davanın Ekim 2026’da açıldığıdır. Herhangi bir durdurma veya iptal kararı hakkında kaynak bulunmuyor.

Konsolosluk işlemine yönlendirilirsem ne olur?

Bu sonuç kişisel dosyanın olgularına bağlıdır. AILA olası yönlendirmelerden söz ediyor, fakat her başvurucunun aynı işlemi yaşayacağını söylemiyor.

Sonuç: uygunluk ve takdir ayrı değerlendirilmelidir

Mayıs 2026 politikası hakkında güvenilir biçimde söylenebilecek temel nokta, AILA’nın aktarımında takdir analizinin öne çıkmasıdır. Açılan dava henüz sonucu belirlemez. Başvurunun ABD’nin hangi eyaletinden yapıldığı bu değerlendirmeyi değiştirmez; yaşadığınız yerdeki gündelik işler için New York’ta yaşayan Türkler için hazırladığımız şehir rehberi gibi sayfalarımıza bakabilirsiniz. Dosyanızın kendi koşullarını değerlendirmek için Clinch Law Firm ile iletişime geçin.

Hukuki bilgilendirme notu

Bu yazı genel bilgi verir. Hukuki tavsiye değildir, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve sonuç garantisi içermez. Her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir. Hukuki bilgi kontrol tarihi: 13 Ekim 2026.

Asim Clinch, Esq.
Asim Clinch, Esq.

Clinch Law Firm’in kurucusu Avukat Asım Clinch (Asım Kılınç), Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra yüksek lisansını Southern Methodist University Dedman School of Law’da tamamlamıştır. Missouri Barosu’na kayıtlı bir göçmenlik avukatı olan Kılınç, kariyerini tamamen ABD göçmenlik hukukuna odaklamış ve 1.000’den fazla göçmenlik dosyasında aktif rol alarak kapsamlı bir deneyim edinmiştir.​

Özellikle E2 yatırımcı vizeleri, EB2 NIW (Ulusal Çıkar Muafiyeti), EB1A olağanüstü yetenek vizeleri, L1A şirketler arası transfer vizeleri ve evlilik üzerinden Green Card başvuruları konusunda geniş bir deneyime sahiptir. Avukat Kılınç, bu karmaşık süreçlerde müvekkillerine stratejik ve kişiye özel rehberlik sunarak, başvurunun ilk adımından ABD’de daimi ikamet izninin elde edilmesine kadar güvenilir, etkili ve sonuç odaklı bir hukuki temsil sağlamaktadır.