Kısa cevap: Üçüncü ülkeye sınır dışı, kişinin kesinleşmiş kararında belirtilmeyen ve vatandaşı olmadığı başka bir ülkeye gönderilmesidir. D.V.D. v. DHS davasında Birinci Daire 18 Eylül 2026’da alt mahkeme hükmünün önemli bölümünü korudu. Ancak Yüksek Mahkeme 29 Eylül’de bu hükmü durdurdu, davayı kabul etti ve 9 Aralık için sözlü tartışma belirledi.
Bu değişiklik, uygulamanın yeniden hızlanabileceği anlamına gelir. Yine de bir kişi bildirilen ülkede zulüm veya işkence riski bulunduğunu ileri sürebilir. Asıl güçlük, bildirimin ve yanıt süresinin çok kısa olabilmesidir. Bu yazı, resmi dosya kayıtlarının 2 Ekim 2026 tarihli durumunu açıklar.
Bu yazıda neler bulacaksınız?
- Üçüncü ülkenin ne anlama geldiğini
- Birinci Dairenin 18 Eylül kararının kapsamını
- Yüksek Mahkemenin 29 Eylül emrini
- CAT ve ülkeye özgü korku beyanının rolünü
- Gözaltındaki kişi ve ailesi için acil kontrol listesini
Hızlı bakış
| Soru | Kısa yanıt |
|---|---|
| Üçüncü ülke nedir? | Removal order’da yazmayan, kişinin vatandaşı olmadığı alternatif ülkedir. |
| Birinci Daire ne yaptı? | Bazı bildirim ve koruma hükümlerini korudu, bazı beyanları standing gerekçesiyle kaldırdı. |
| Yüksek Mahkeme ne yaptı? | Alt mahkeme hükmünü durdurdu ve davayı kabul etti. |
| Duruşma ne zaman? | 9 Aralık 2026. |
| Korku beyanı hâlâ önemli mi? | Evet. Özellikle bildirilen ülkeye özgü yazılı delil zamanında sunulmalıdır. |
Üçüncü ülkeye sınır dışı tam olarak nedir?
Bir sınır dışı kararı çoğu zaman kişinin vatandaşlık ülkesi veya kararda belirtilen bir ülke üzerinden uygulanır. INA 241(b), belirli koşullarda başka bir ülkenin de hedef olmasına izin verir. Örneğin asıl ülke kişiyi kabul etmiyorsa DHS alternatif ülke arayabilir.
Sorun yalnız ülke adının değişmesi değildir. Kişi yeni ülkede daha önce hiç yaşamamış olabilir. Dil, aile bağı veya hukuki statü bulunmayabilir. En önemlisi, asıl iltica ya da CAT dosyasında bu ülkeye özgü riskler değerlendirilmemiş olabilir.
2025 tarihli önceki acil süreçte Yüksek Mahkeme, alt mahkemenin geçici tedbirini durdurmuştu. D.V.D. davası 2026’da nihai hüküm ve temyiz sonrasında yeniden Mahkemenin önüne geldi. Bu nedenle eski emirle yeni dosya kaydını birbirine karıştırmamak gerekir.
Birinci Daire 18 Eylül’de neye karar verdi?
Birinci Daire, D.V.D. v. DHS, No. 26-1212 dosyasında 18 Eylül’de karar verdi. Mahkeme, davacıların bazı taleplerini standing gerekçesiyle sınırladı. Buna karşılık üçüncü ülke politikasının bildirim, anlamlı fırsat ve işkence riskinin ele alınmasıyla ilgili önemli bölümlerinde alt mahkeme sonucunu büyük ölçüde korudu.
Kararın odağında üç kaynak vardı: INA 1231(b), Anayasanın Due Process koruması ve İşkenceye Karşı Sözleşmeyi uygulayan FARRA ile düzenlemeler. Bunlar aynı soruya farklı yönlerden yaklaşır. Bir ülkenin kişiyi kabul etmesi, o ülkeye gönderme işleminin her durumda hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Karar, binlerce kişinin etkilenebileceği sınıf çapında bir uyuşmazlıktı. Bu da hükümetin Yüksek Mahkemeden hem acil durdurma hem de tam inceleme istemesinin nedenlerinden biridir.
Yüksek Mahkemenin 29 Eylül emri neyi değiştirdi?
Hükümet 24 Eylül’de başvuru yaptı. Yüksek Mahkeme 29 Eylül’de 26-426 numaralı dosyada alt mahkemenin 25 Şubat 2026 tarihli hükmünü durdurdu. Mahkeme ayrıca acil başvuruyu certiorari dilekçesi olarak kabul etti.
Emir dört soru belirledi. Bunlar bölge mahkemesinin yargı yetkisi, INA 1252(f)(1) kapsamında sınıf çapında beyan ve APA iptal yetkisi, hükümet rehberinin INA 1231(b) ile uyumu ve Due Process ile CAT korumalarıdır. Sotomayor, Kagan ve Jackson durdurma talebini reddetmek istedi.
1 Ekim tarihli yeni dosya girdisi, dilekçe takvimini ve 9 Aralık duruşmasını belirledi. Dolayısıyla dava artık yalnız geçici acil başvuru değildir. Ancak nihai karar verilmiş de değildir. Durdurma, Yüksek Mahkeme hükmünü gönderene kadar devam edecek.
Bildirim ve CAT korku beyanı nasıl ele alınmalı?
CAT, bir kişinin gönderileceği ülkede işkence görme olasılığına karşı koruma sağlar. Değerlendirme ülkeye özgüdür. Kişinin kendi ülkesine dair eski delilleri, yeni bildirilen ülkedeki riski otomatik olarak kanıtlamaz.
Bildirim alındığında ülke adı, tebliğ tarihi, saat ve belgenin dili kaydedilmelidir. Kişi korkusunu açık biçimde yazılı sunmalıdır. Avukatla görüşme talebi de yazılı kayda geçirilebilir. Ülke raporları, önceki tehditler, kimlik veya siyasi profil, sağlık durumu ve transit riskleri somutlaştırılmalıdır.
DHS’nin 2025 uygulama belgesinde, belirli hallerde 24 saatlik bekleme ve acil durumlarda daha kısa süreler öngörüldüğü görülüyor. Bu nedenle normal posta veya haftalar süren belge toplama temposu yeterli olmayabilir.
Aileler ve avukatlar hangi adımları atmalı?
İlk adım kişinin nerede tutulduğunu ve hangi ERO biriminin dosyayı yürüttüğünü doğrulamaktır. Çevrimiçi arama sonucu görünmüyorsa, ICE gözaltı sorgulama yöntemleri birlikte kullanılmalıdır. Konsolosluk bildirimi ve tesis avukat erişim prosedürü ayrıca kontrol edilebilir.
İkinci adım tam dosya setidir. Final removal order, daha önceki I-589 veya CAT belgeleri, temyiz kararları, pasaport ve A-number aynı klasörde tutulmalıdır. Yeni ülke bildirimi geldiğinde eski dosyayla hızlı karşılaştırma yapılabilir.
Üçüncü adım hukuki aracın seçilmesidir. İdari talep, motion, petition for review veya habeas corpus seçenekleri aynı işlevi görmez. Yargı yeri ve süre, işlemin türüne göre değişir.
Ülkeye özgü delil dosyası nasıl hazırlanır?
Delil paketi genel bir internet çıktısı yığını olmamalıdır. İlk sayfada kişinin kimliği, bildirilen ülke ve korkunun kısa nedeni bulunabilir. Ardından kişinin profiliyle bağlantılı ülke raporları, güvenilir insan hakları belgeleri, uzman görüşleri ve sağlık kayıtları kronolojik sıralanabilir. Her belgenin yeni ülkeyle ilişkisi bir cümleyle açıklanmalıdır.
Kişinin dili, dini, etnik kökeni, siyasi geçmişi, cinsel yönelimi, sağlık ihtiyacı veya daha önce maruz kaldığı olaylar ilgili olabilir. Bir riskin yalnız teorik olması yerine neden bu kişiyi hedefleyebileceği gösterilmelidir. Belgeler yabancı dildeyse tam ve doğru İngilizce çeviri hazırlanmalıdır. Avukata gönderilen dosyanın tarih ve saat kaydı saklanmalıdır.
Aile üyeleri de mümkünse tek bir iletişim sorumlusu belirlemelidir. Farklı kişilerin ICE’a çelişkili bilgi vermesi önlenir. Arama kayıtları, görevli isimleri, telefon numaraları ve verilen yanıtlar ortak bir zaman çizelgesine işlenirse acil başvuruda olay dizisi daha hızlı doğrulanabilir.
Sık yapılan hatalar
- Final kararda başka ülke yazdığı için yeni bildirimi önemsiz sanmak
- Korkuyu yalnız telefonda veya sözlü görüşmede belirtmek
- Genel insan hakları raporu sunup kişisel bağlantıyı açıklamamak
- Eski D.V.D. emirlerini güncel karar gibi kullanmak
- Kişinin transfer edildiği yeri ve tebliğ saatini kaydetmemek
- Sınır dışı kararını yeniden açma ile CAT ülke korkusunu aynı talep sanmak
Kısa kontrol listesi
- Bildirimin fotoğrafını ve tam kopyasını alın.
- Tebliğ tarihini ve saatini yazın.
- Ülkeye özgü korkuyu açık ve yazılı belirtin.
- A-number, tesis ve ERO bilgilerini doğrulayın.
- Avukata final order ve önceki koruma dosyasını gönderin.
- Tüm arama ve başvuruların tarihli kaydını tutun.
Sık sorulan sorular
Türkiye vatandaşı başka bir ülkeye gönderilebilir mi?
Belirli yasal koşullar altında DHS alternatif ülke belirlemeye çalışabilir. Bunun hukuka uygunluğu, kabul, bildirim, statü ve koruma iddiaları gibi ayrıntılara bağlıdır.
Yüksek Mahkeme hükümetin politikasını tamamen onayladı mı?
Hayır. Mahkeme alt mahkeme hükmünü geçici olarak durdurdu ve esası incelemek üzere davayı kabul etti. Nihai karar henüz yoktur.
Duruşmaya kadar sınır dışı işlemleri durdu mu?
Genel bir durdurma yoktur. Tam tersine, alt mahkeme hükmündeki durdurma nedeniyle işlemler hızlanabilir. Bireysel koruma talebi ayrıca değerlendirilir.
Diplomatik güvence varsa korku beyanı yapılamaz mı?
Diplomatik güvence idarenin değerlendirmesinde rol oynayabilir. Ancak güvencenin kapsamı, güvenilirliği ve kişinin özel riski hukuki inceleme konusu olabilir.
CAT koruması iltica ile aynı mı?
Hayır. CAT farklı ispat unsurlarına ve sonuçlara sahiptir. Özellikle bildirilen üçüncü ülkedeki işkence olasılığına odaklanır.
Aile üyesi kişiyi sistemde bulamıyorsa ne yapmalı?
Son tesis, ERO ofisi, mahkeme kaydı, konsolosluk ve avukat kanalları aynı anda kullanılmalıdır. Yalnız çevrimiçi locator sonucuna güvenilmemelidir.
Sonuç: Yeni ülke bildirimi geldiği gün harekete geçin
Üçüncü ülkeye sınır dışı hukukunda 29 Eylül emri önemli bir dönüm noktasıdır. D.V.D. davasının esası Aralık’ta tartışılacak olsa da bireysel işlemler beklemeyebilir. Bildirim, korku beyanı ve ülkeye özgü delil aynı gün ele alınmalıdır. Dosyanız için Clinch Law Firm ile iletişime geçin.
Hukuki bilgilendirme notu
Bu yazı genel bilgi sunar. Hukuki tavsiye değildir, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve sonuç garantisi vermez. Göçmenlik gözaltısı ve sınır dışı dosyalarında süreler ile yargı yeri kişiye göre değişir. Hukuki bilgi kontrol tarihi: 2 Ekim 2026.





